Hüseyin Gazi Derneği ve Vakfı
Hüseyin Gazi binse gelse atına İnan olmaz çarkı felek zatına
Hz. Ali Hacı Bektaş-ı Veli Atatürk
Bir Çilenin Sanatçısı Feyzullah Çınar

Bu içerik 10 Aralık 2011 00:00 tarihinde eklendi ve 5.970 kez gösterildi

Makaleler Anasayfa | Gülağ ÖZ | Ali YILDIRIM |

Gülağ Öz

Bir Çilenin Sanatçısı Feyzullah Çınar

Feyzullah Çınar: Çamşıhı'nın Çamağa köyünde 1937’de doğdu. Türkü söylemeye 1950 de başladı. İlk plağı 1966 da çıktı. Kısa sürede 200 binin üzerinde satış yaparak, en doruğa gitti. Bütün bunlara karşın yaşadığı süreç içinde hiçbir zaman maddi bir gelir elde edemedi. Anakent Belediyesi’nde Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde çöp-çüpçülük kadrosunda çalışırken, ani bir rahatsızlık sonucu yaşamını yalnız bir parkta noktaladı. Ankaralı sanatseverler onun anılarını yaşatmak için her yıl anma günleri düzenliyorlar. Mamak Belediyesi Ozan Der işbirliğiyle Tuzluçayır semtinde “Feyzullah Çınar Parkı” yapıldı.

Feyzullah Çınar’la ilgili kaç yazı okudumsa, hepsinde Ahmed Yesevi’nin soyundan geldiği yazılı. Beni uzun uzun düşündüren bu saptamada her ne kadar gerçek payı olursa olsun, bu sanatçının kişiliğinde olumlu ya da olumsuz etki etmez. Çünkü Feyzullah Çınar halk müziğinde bir devdir. Ahmed Yesevi’nin soyundan gelmesi sanatçıya bir şey katmaz.

1950'den itibaren türküleri duyulmaya başladı. 1937 yılında Anadolu’nun kıraç, verimsiz bir yöresinde doğarken, çocukluğunu çobanlık yaparak geçirdiği Çamşıhı ilçesi Çamağa köyünde üretim tüketim ilişkilerini kavramaya başlıyor. Toprağa verilen emeğin karşılığını topraktan alamayan köylülerin durumları, Feyzullah Çınar’ı da rahatsız etmiştir. Topraklara isyan etmesi, onu Köroğlulara Pir Sultanlara kadar götürmüştür. Yaşlı köylülerin ağızlarından duyduğu bu değerleri araştırmaya koyulmuştur. Öğrendikçe, gördükçe dünyayı, toplumu kafasında biçimlendirmiştir. Kuyucu Yusuf Paşa’yı, Hızır Paşa’yı tanımadan geçmemiştir. Gözünün önüne Osmanlı'nın kadıları, mollaları, askerleri de gelmiştir. Güçlü Osmanlı’ya kim karşı koyabilirdi? Ayağı çarıklı, sırtı börklü Pir Sultan Abdal’ın haddine mi kalmıştı?

Altmışlı yılların ortalarına doğru plaklar dönüyor köy odalarında, kahvelerde, meydanlarda, hele bir de teyp denilen yeni bir gavur icadı daha çıkmış ki deme gitsin. O gavur icatlarının içinden çıkan seslerden bir gür ses daha çıkıyor.

16. asrın büyük ozanı Pir Sultan Abdal’ın taviz vermeyen sesi yeniden dalgalanıyor Anadolu’nun içlerinde.

Eğer göğerir de bostan olursam

Şu halkın diline destan olursam

Kara toprak senden üstün olursam

Ben de bu yayladan Şah'a giderim

İsyan olan bir sese çocukluğumda ilk kez tanık oluyordum. Nedir bu boyun eğmezlik, kimdir bu boyun eğmeyen, isyankar ozan? Kimdir Hızır Paşa ve mollalar? Kadılar? Güzel güzel barış içinde yaşamak varken bütün bunlar niçin?

Bütün bu nedenlerin, niçinlerin içinde yatan gerçek, usta sanatçının söylediği Pir Sultan + Köroğlu çıkışlı türkülerin içinde saklıymış meğer.

Anadolu kavimlerin uğrak yeri olmuştur hep. Çok kavim gelip geçmiştir bu kapıdan. Kimi kavimler kaybolup giderken kimileri göç etmiştir. En son konuğu Türklerdir. Yok olan kavimler kaybolup giderken, potasında eridiği Anadolu insanına çok şey vermiştir. Anadolu kültürünün, Alevi-Bektaşi kültürünün hoşgörüsünün oluşumu da Anadolu'daki kültürlerin bileşimidir.

Bir Alevi-Bektaşi kültürü sanatçısı da olan Feyzullah Çınar, Anadolu kültürünü türkülerinde toplayıp, güzel bir yorumla sunmuştur.

Türkiye’yi adımlayarak dolaştı adeta. Her gittiği yerde, herkesten bir şeyler alarak kattı türkülerinin içine. Halkın Feyzullah Çınar’da en beğendiği şey Pir Sultan türküleridir. Başka bir şey doyuramazdı halkı ancak bu kadar. Pir Sultan Abdal’ın kendisi ancak böyle seslendirebilirdi türkülerini. Değişik bir yorum, güçlü bir nefes dolanıyordu sazın üstünde. Onu unutulmaz sanatçılar arasına koyan bu özelliğidir. Onu bu türün dışında düşünmek hayalcilik olur. Sanatçının bu yönleri yanında çileyle noktalanan özel bir yaşamı da vardır.

Çok yoksulluk, parasızlık çekti. Sanatının zirvesi ona maddi bir şey veremedi; ama çok büyük bir ölümsüzlük bıraktı. Nesilleri onun güçlü sesini unutmayacaklar kolayca. Aşağıya aldığımız şiir, ozanın ağzından Feyzullah Çınar’ı anlatmaya yetiyor kanımca, onun ardından bizlerin söyleyeceği şeyler, ozanlar kadar onu tanımlayamaz.

Sana uyu demek içimden gelmez

Çünkü çok uyumuş uyardın Feyzom

Senin gibi, temsilinde eğilmez

Dik başlı dağları sayardın Feyzom

Sen derdin ki hiçbir Ozan yoz değil

Çıkarcının elindeki koz değil

Kanaatın tahammülün az değil

Bir dilim ekmekle doyardın Feyzom

Çoşardın çağlardın, öyle bezmezdin

Dalgındın dalardın, hafif gezmezdin

Yeri gelir karıncayı ezmezdin

Yerinde devlere kıyardın Feyzom

Bağırıp çağırdın kötü düzene

Neler dedin ezilene ezene

Zaman geldi et yerine kazana

Biliyoruz hedik koyardın Feyzom

Topraklarda değil bizde yatansın

Hergece hergece ışık tutansın

Bize gülüp geçen düzen utansın

Böyle derdin neler duyardın Feyzom

Çok gamsızlar uyanmıştır sesine

Dostluk çağrısına pir nefesine

Yalan konuşmadın erkekçesine

Hak der sarhoş olur ayardın Feyzom

Bir zamanlar Mahzuniyle inlerdin

Cömert idin bir ikramt binlerdin

Piroğluydun mürşitleri dinlerdin

Olursa hatadan cayardın Feyzom

Mahzuni Şerif

YORUMLAR (0)
Ad Soyad * Güvenlik *
Diğer Makaleleri
Balkanlarda Bektaşilik

Gülağ ÖZ 10 Nisan 2017 01:01

Balkanlarda Bektaşilik

Balkan coğrafyası Osmanlı açısından nasıl önemliyse bugüne baktığımızda Alevi Bektaşilik açısından önemi ve etkisi görülmektedir.

SEYYİT BATTAL GAZİ

Gülağ ÖZ 22 Mart 2017 00:00

SEYYİT BATTAL GAZİ

Ahmet YESEVİ ve Türkistan

Gülağ ÖZ 07 Ocak 2017 01:01

Ahmet YESEVİ ve Türkistan

Asırlardır dünyamızı aydınlatan,insanımızın usundan çıkmayan Ahmet Yesevi; bugün Anadolu Türkünün içinde yaşayan bir bilge kişidir.

Alevi Katliamlarında Bir Padişah (4.Murat)

Gülağ ÖZ 05 Ocak 2017 00:00

Alevi Katliamlarında Bir Padişah (4.Murat)

DÜŞKÜNLÜK

Gülağ ÖZ 28 Mart 2012 00:00

DÜŞKÜNLÜK

ALEVİ AYDINI OLMAK

Ali YILDIRIM 29 Şubat 2012 00:00

ALEVİ AYDINI OLMAK

SİVRİALAN KÖYÜNDE ALEVİLİK-BEKTAŞİLİK  ZİYARET  YERLERİ VE OCAKLAR

Gülağ ÖZ 25 Şubat 2012 00:00

SİVRİALAN KÖYÜNDE ALEVİLİK-BEKTAŞİLİK ZİYARET YERLERİ VE OCAKLAR

Büyükelçinin vaazı ve Diyanet’in Dedeleri

Ali YILDIRIM 10 Aralık 2011 00:00

Büyükelçinin vaazı ve Diyanet’in Dedeleri

Düğün değil bayram değil...

Ali YILDIRIM 10 Aralık 2011 00:00

Düğün değil bayram değil...

Alevilik nedir, Günümüz Aleviliğinin Evrensel Değerleri

Ali YILDIRIM 10 Aralık 2011 00:00

Alevilik nedir, Günümüz Aleviliğinin Evrensel Değerleri