Hüseyin Gazi Derneği ve Vakfı
Hüseyin Gazi binse gelse atına İnan olmaz çarkı felek zatına
Hz. Ali Hacı Bektaş-ı Veli Atatürk
Bu ülkede Alevi olmak...
Bu soru 18 Mayıs 2017 02:37 tarihinde soruldu ve 1.038 kez okundu

Bu ülkede Alevi olmak...

Bu soru 18 Mayıs 2017 02:47 tarihinde administrator tarafından cevaplandı

Bu ülkede “Alevi” olmak, kutuplarda “Ayı” olmaktan zordur. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği – sanki suçmuş gibi- zaman zaman dile getiriliyor, bu yolla politik “rant” elde etmenin denemesi yapılıyor. Politikacılar ve medyada bazı kişiler, istedikleri gibi “Aleviliği” kullanmakta, “Alevi düşmanlığı mı yapıyorsunuz?” diyenlere de, “Ne münasebet? Bakın bizde de Alevi milletvekilleri var, Alevi çalışanlarımız var.” teranesiyle yaptıkları “gafın” özrünü hazırlamaktalar.

Onlara göre Aleviler, her yerde ola bilirler ama “etkin ve yetkin” görevlerde bulunamazlar. Sözgelimi, Kılıçdaroğlu’nun Aleviliği “sıradan bir vatandaşken” sorun değildir, saygı duyulur, ama CHP gibi büyük bir partiye genel başkan olunca iş değişir. Aleviler hep “yönetilen” olmalıdır, Türkiye’nin “Zencileri” olan Alevilerin “Beyaz Türkleri” yönetmesi olası değildir.

Sayın kamer Genç de Tunceli ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada bu konudaki şikayetini dile getirdi, Tunceli Üniversitesi Rektörünün Alevi öğretim görevlilerini üniversiteden gönderdiğini söyledi. Böyle başa, böyle tarak. Başbakan iki de bir Aleviliği diline dolarsa, bundan cesaret alan sözüm ona bilim insanları da aynı yoldan yürür.
Kimsenin anne-babasını seçme özgürlüğü yoktur. Keşke böyle bir olanak olsaydı, herkes başka ortamlarda, başka dünyalarda olurdu. Hele bir düşünün! Öyle bir dünyada ne bir yoksul, ne bir zenci, ne de bir … olur muydu? Müslüman inançları olan Sayın Başbakan ve bu konuyu dillerine dolayanlar, bu kuralı bilmezler mi? Biliyorlarsa, Tanrıya karşı “günah” işlediklerinin farkındalar mı? Din ve mezhep, politikaya “malzeme” yapıla bilir mi?

Eğer inançlarınız göstermelikse, pek ala da olur.

Bu ülkede Alevi olmanın bedelleri

Hiç Alevi köylerine gittiniz mi? Hemen hepsi de, “Allah’ın s..tir ettiği” yerlerdedir. Verimli topraklar üzerine kurulmuş hiçbir Alevi köyü göremezsiniz. Geçmiş dönemlerde onları “kuş uçmaz, kervan geçmez” yerlere atan zihniyet, oralarda da onları “rahat” bırakmamıştır. Kendine özgü inanç ve ibadet anlayışı olan Aleviler, bu inançlarının gereklerini özgürce yerine getirememişlerdir. Hep ibadetlerini –suç işliyorlarmış gibi- “gizli” yapmak zorunda kalmışlar, bu “gizlilik” de Sünnilerin “fantezi” dünyalarını ala bildiğine genişletmiş, Alevilerle ilgili akla-mantığa uymayan yalanlar uydurmuşlardır.

Çocukluğumda köyümüzde “Cem” denilen toplantılar yapıldığında, köyümüzün her yanına silahlı bekçiler konurdu. Çevremizdeki Kürt, Çerkez ve Sünni köylerin toplantıyı basacakları korkusu yaşanırdı. Belki onların hiç “umurunda” bile değildi ama bu “algı”, bizimkilerin aklından hiçbir zaman silinmedi.

Çocuk aklımla olanlara akıl erdiremezdim. Biz onlara ne yapıyorduk ki, toplantıyı basacaklardı? Biz onların camilerini basıyor muyduk ki, onlar da bizim toplantılarımıza saldırmak istesinler? Çarşıda, pazarda bizim köylülerle selamlaşan, şakalaşan bu insanlar, neden “ibadet” yapmamıza izin vermiyorlardı.

Yıllar hep böyle geçti.

Sünni İlkokul öğretmenim adımı değiştirdi
İlkokula bir buçuk yıl erken başladım. “Sen küçüksün” diye öğretmen beni kaç kez kovduysa da ben yine gittim. Öğretmen baktı olmayacak babama, “Amca çocuk hevesli, nüfus kağıdını getir de kaydedelim bari.” dedi. Öğretmen kayıt yaparken “Bektaş” olan adımı “Bekir” yaptı. Adım bir dakikada değişmişti, ama umurumda değildi, okula gidecektim ya. İlkokul diplomamı “Bekir Petek” olarak aldım. Ortaokula yazılırken sorun oldu ama nasıl çözümlediler bilmiyorum? Ortaokulda tekrar “gerçek adıma” kavuşmuştum. Ama buna sevinmeli mi, yoksa üzülmeli miydim? Çünkü öteki çocuklar adımdan “Alevi” olduğumu anlıyorlar, beni rahat bırakmıyorlar, “Mum söndü’de sen de ananla kız kardeşinle şey ediyo musun?” diye anlamadığım hakaretlerde bulunuyorlardı. Anneme, babama adımı “Bektaş” koydukları için çok kızıyordum.

Olayları kavrayacak yaşa geldiğimde, ilkokul öğretmenimin neden adımı değiştirdiğini anlamaya çalıştım. Ben onu çok sevdim, çalışkan bir öğrenci olarak o da beni çok sevdi. Olsa olsa iki neden ola bilirdi: Ya öğretmenim Sünni inancın katılığıyla –yalnız isimle de olsa- beni “Sünnileştirmek” istemişti ya da “öğrenimim süresince karşılaşacağım sorunları” tahmin ettiği için böyle bir yola başvurmuştu.

Aynı mesleği paylaştığımız dönemlerde de bir araya geldik ama ona bu konuyu –sevgim ve saygım zedelenmesin diye- hiç sormadım.
Ortaokuldayken hafta sonu köye geliyordum. Köyümüz ilçeye yürüyerek iki saat. Bu gidiş-gelişler benim için bir işkenceydi. İşkence olan yolun uzaklığı ve yorgunluğu değil, bir “Çerkez ve Kürt” köyünün içinden geçmesiydi. Köyün çocukları her hafta sonu, “Kızılbaşoğlu gidiyor” diyerek beni taşlarlar, köpekleri üzerime salarlardı. Büyükleri “yapmayın” deseler de bu hep sürdü. 3-4 yıl giysin diye aldıkları, etekleri yerlerde sürünen paltomla onlardan kurtulmak için “kan-ter” içinde kalırdım.
Üniversitede de en yakın arkadaşımın, “Mum söndüyü nasıl yapıyorsunuz?” sorusu beni çok yaralayan ve üzen anılarım arasındadır. Sıradan insanların önyargılarını anlaya bilirdim, ama Üniversiteye kadar gelmiş birinin bu tür düşünce ve yargılara nasıl inandıklarını bir türlü anlamadım.
Sünni aileler bu tür” iftiraları” çocuklarının beynine öyle kazıyorlardı ki, silmeye Üniversite öğrenimi bile yetmiyordu. Bizim ailelerimizde ise Sünnilere karşı kin duyacak hiçbir öğütte bulunmazlardı. Hele hele onların inanç ve ibadetleriyle ilgili hiçbir aşağılayıcı söz duymadım. Tek kızgınlıkları, onların kendi inanç ve ibadetlerine karışmaları ve engellemek istemeleriydi.

Önce İnsan, sonra yine İnsan

Alevilikte insan, her şeyin merkezindedir. İnsanı, “Yaradandan bir parça” olarak görürler. Onu “hor” görmek, “aşağılamak”, özünde “Tanrıyı” hor görmek, aşağılamaktır ki, bu da en büyük günahtır. Bu nedenle bir insanın kökeni, inancı, mezhebi, cinsiyeti ne olursa olsun, değerli bir varlıktır. Bu anlayışıyla Alevilik, “İnsan Hakları Beyannamesinin” özünü oluşturur.

Eğer dünyadaki tüm insanlar, “Alevi-Bektaşi” inancında olsaydı, ne savaşlar, ne “ötekileştirme”, ne yoksulluk, ne de insanlar arasında düşmanlık olurdu.

Bu “savı” denemek olası değil, ama ben yine de iddia ediyorum. “Alevi-Bektaşi” dünyasını iyi kavraya bilirseniz, bana hak verirsiniz.

Yıllar geçti, değişen ne?

Aradan yıllar geçti. İnanıyorum ki, hala benim okul yıllarında yaşadıklarıma benzer olaylarla karşılaşan birçok Alevi çocuğu vardır. Hala Alevi olduğu için işe alınmayan, komşu olarak selam verilmeyen, kahvede masasına oturulmayan çok insanımız vardır .” Alevi” olmayı ayıp gibi gören “Başbakanı” olan bir ülkede, halkın başka türlü düşünmesini beklemek de bir o kadar “ayıptır”.
Yıllar geçiyor, dünya değişiyor, insanlar değişiyor, ama ülkemizde değişen ne? Ülkeyi yöneten en tepedeki kişilerden böyle suçlamaları duymamıştık, onu da duyduk. Belki de “değişen” budur.
AKP’ye azımsanmayacak sayıda Alevi oy veriyor. Başbakanın ve diğerlerinin Alevileri incitici sözlerini, AKP’ye oy veren Aleviler yakalarına takıp aynaya bakmalıdırlar.

Bu ülkenin temel taşını oluşturan Aleviler, ne zaman alnını gere gere “Ben Aleviyim” diyebilecekler. Elbette “bedel” ödemeyi göze alanlar, çekinmeden “Ben Aleviyim” diyorlar, ama neden “bedel” ödemek zorunda kalsınlar ki?
Siz, kendi ülkenizde “kendiniz olamamanın acısını” bilir misiniz? Nerden bileceksiniz? Bilmek, anlamak için önce “İNSAN” olmanız gerek. İnsan olmak da, eli-kolu, kaşı-gözü, ayağı olmakla olmuyor. Böyleleri “şeklen” insandır. Önemlisi, “beyninde oluşturduğun insan” kavramıdır.

O, “bağnaz beyninizin” böyle bir kavramdan haberi var mı?

Bektaş Petek / gercekgundem.com

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Siz de Katkıda Bulunun!
Ad Soyad * IP adresiniz
Cevabınız

Lütfen sorunuzu anlaşılır ve net olarak yazınız.

Güvenlik *
Diğer Sorular - Soru Sor! - Tüm Sorular
Hüseyin Gazi Kimdir?

Alevi 18.5.2017 06:01:12 tarihinde sordu:

Hüseyin Gazi Kimdir?

Alevilikte Cem nedir?

Alevi 18.5.2017 05:28:03 tarihinde sordu:

Alevilikte Cem nedir?

Ayin ve Merasimler (Muharrem,Hızır Orucu, Cemler) nelerdir?

Alevi 18.5.2017 05:27:22 tarihinde sordu:

Ayin ve Merasimler (Muharrem,Hızır Orucu, Cemler) nelerdir?

Eline Diline Beline Hakim Olmak ne demektir?

Alevi 18.5.2017 05:26:32 tarihinde sordu:

Eline Diline Beline Hakim Olmak ne demektir?

Alevilerde 12 şart ve 12 işlek ne demektir?

Alevi 18.5.2017 05:25:36 tarihinde sordu:

Alevilerde 12 şart ve 12 işlek ne demektir?

Üç sünnet yedi farz nedir?

Alevi 18.5.2017 05:25:01 tarihinde sordu:

Üç sünnet yedi farz nedir?

Dört Kapı Kırk Makam nedir?

Alevi 18.5.2017 05:23:38 tarihinde sordu:

Dört Kapı Kırk Makam nedir?

Onyedi Kemerbest kimlerdir?

Alevi 18.5.2017 05:22:08 tarihinde sordu:

Onyedi Kemerbest kimlerdir?

Ondört Masum kimlerdir?

Alevi 18.5.2017 05:18:27 tarihinde sordu:

Ondört Masum kimlerdir?

12 İmamlar kimlerdir?

Alevi 18.5.2017 05:17:27 tarihinde sordu:

12 İmamlar kimlerdir?